Hastalıklara Hazırlıklı Olalım
Genellikle
hapşırma, burun tıkanıklığı, boğaz ağrısı gibi belirtilerle ortaya çıkan soğuk
algınlığı en sık karşılaşılan hastalıklar arasındadır. Şeker
hastalığı, böbrek hastalığı, akciğer hastalığı, kalp hastalığı gibi kronik
hastalıkları bulunan kişilerde daha ağır seyreden bu rahatsızlığa karşı vücut
direncini artıracak önlemler alınabilir. Peki pandemiyle karşı karşıya
olduğumuz bu süre zarfında, kovid-19 ile de karıştırılabilen soğuk
algınlığı için hangi önlemleri almalıyız?
Sonbaharın
gelmesiyle görülme seyri daha da artan soğuk algınlığı doğal ve bitkisel
yöntemlerle kısa süre içerisinde atlatılabilir. Aynı zamanda günlük yaşamda
yapılacak ufak değişiklikler, bu hastalığa neden olan virüsten korunmayı
sağlamaktadır. Bu sayede genç yaşlı fark etmeksizin hastalık oluşumu en aza
indirilebilmektedir. Ayrıca hastalığa yakalanmadan önce önlem almak vücudun
virüslere karşı direnç geliştirmesine yardımcı olacaktır. Bu amaçla en sık
tavsiye edilen 5 yöntem ise şu şekildedir:
1)
Maske Kullanımı
Son dönemlerde
yapılan çalışmalar maske kullanımının soğuk algınlığı ve virüs gibi
hastalıklardan korunma olasılığını artırdığını gösterdi. Asya ülkelerinin
bazılarında geçmiş dönemlerde yaygın olarak uygulanan maske kullanımı, pandemi
etkisiyle günümüzde tüm dünya tarafından uygulanır hale gelmiştir. Özellikle
toplu taşıma araçlarında, iş yerinde ve/veya okulda virüslerden korunmak için
maske takmak etkili olacaktır. Yaşlıların ve çocukların bu konuda daha da
hassas davranmaları önemlidir.
2)
Doğal Beslenme
Beslenme
alışkanlıkları vücut direncinin gelişimini etkiler. Bu nedenle sağlıklı ve
doğal gıdalar tüketmeye dikkat edilmelidir. Sebze ve meyve ağırlıklı
beslenilmeli; cips, bisküvi, fast food vb. gıdaların tüketiminden uzak
durulmalıdır. Beslenme programı içerisinde zencefil, sarımsak, soğan, bal,
ıhlamur, tarçın, tavuk suyu gibi faydalı gıdalar olmalıdır.
Özellikle bal ve
limon suyu ile hazırlanan bal kürü, soğuk algınlığı belirtilerinin hızlı bir
şekilde ortadan kaldırılmasını sağlar. Bunun için bir çay kaşığı balın içine
birkaç damla limon suyu eklenir ve bu karışım gün içerisinde birkaç kez
tüketilebilir. Alternatif olarak bal, sarımsak, limon suyu ve kırmızı biberi
karıştırarak sarımsak kürü de hazırlanabilir. Bir diş sarımsak, yarım limonun
suyu, bir tatlı kaşığı bal ve isteğe bağlı miktarda kırmızı biber karışımı
hazırlamak için yeterli olacaktır.
3)
Hijyene Önem Verin
Hastalıklardan
korunmak için en etkili yöntemlerden biri hijyene ve temizliğe dikkat etmektir.
Virüsler yüzeylerde uzun süre yaşayabilme özelliğine sahip olduğundan, sık
temas edilen yerleri düzenli olarak temizlemekte fayda vardır. Yüzey teması,
hapşırma gibi durumlar hastalığın daha hızlı yayılmasına neden olur. Bu nedenle
tırabzanlar ve kapı kolları gibi sık dokunulan yerleri düzenli olarak
silmek soğuk algınlığından korunma ihtimalini daha da
artıracaktır.
Temizlik için her
seferinde bir kova su, deterjan, bez gibi malzemeler hazırlamak yerine
antibakteriyel bir mendil kullanmak işe yarayacaktır. Böylece evdeki yüzeyler
mikropsuz hale gelecek, her zaman temiz ve hijyenik kalacaktır.
4)
Kalabalıklardan Uzak Durun
Kış aylarında
kalabalık ortamlarda kalmak hastalıkların hızlı bir şekilde yayılmasına neden
olur. Bunu önlemek adına diğer insanlarla araya belirli bir mesafe
konulmalıdır. Dışarıda yapılacak aktivitelerde sakin ortamları seçmek hem
rahatlık sağlayacak hem de hastalıkla karşılaşma oranını en aza indirecektir.
5)
Egzersizi İhmal Etmeyin
Soğuk algınlığı
riskine karşı egzersiz yapmak
vücut direncini güçlendirecek ve kişiyi daha sağlıklı hale getirecektir. Okul,
iş fark etmeksizin her yere mümkün olduğunca yürüyerek gidilmeli, özellikle
güneşli havalarda tempolu ve en az yarım saat olacak şekilde yürüyüş
yapılmalıdır. Bu sayede güneşten D vitamini de alınmış olacaktır.
Günde 1-2 kilometre
sabah yürüyüşü yapmak da hem sağlıklı hem de enerjik olmayı sağlar. Ayrıca
yürüme sırasında doğru nefes alıp vermeye dikkat edilmeli, karnı şişirerek
karın solunumu yapılmalıdır. Çünkü akciğer solunumu yapmak kişinin psikolojik
olarak rahatlamasını engellemektedir.
Her ne kadar
çeşitli korunma yöntemlerinden bahsetsekse neticede “Hastalık bu, ne zaman
çıkacağı belli olmaz.” denilir. Tüm önlemlere rağmen hasta olmanız durumunda
gerekli sağlık desteğini alabilmek için uzman hekim ve kuruluşlara muhakkak
başvurun.
(demirsaglik.com.tr’ den alıntıdır. )
Yorum Yap